21.11.2017

Dündar’ı tanımazsınız sonra da konuşursunuz!

Aziz ÜSTEL

Demokrasilerde olmaması gereken ama ne yazık ki varlığı tartışılmaz ‘political machine’ diye bir örgütlenme biçimi vardır. Bu siyasi makine ahtapot gibidir, dört bir yana uzanır kolu. Bürokrasiden, iş dünyasına oradan da kimi medyaya. Melih Gökçek’in çok iyi çalışan bir siyasi makinesi vardır Ankara’da. Ve bu makine, kendine, Uğur’u hedef seçti dün. Uğur’u taraf olmakla suçladı, Kılıçdaroğlu’yla birlik olup nasıl kendisine karşı kumpas kurduğunu anlattı! Bu söylemin mantığı yok. Uğur, daha önce Kılıçdaroğlu’yla, Dengir Mir Mehmet Fırat’ın televizyon tartışmasını da yönetmişti. Ama bir tek Allah’ın kulu çıkıp da Uğur’u ‘CHP yandaşlığıyla’ suçlamamıştı. Değildir çünkü. Soyu, iyiden iyiye tükenmeye yüz tutmuş tarafsız gazetecilerdendir Uğur. Gökçek diyor ki, ‘Uğur Dündar’ın karizması çizilmiştir! Bundan böyle hiçbir kimse, kendisiyle ilgili bir itham olduğunda, Uğur Dündar’a çıkmaz!’ Çıkar Melih Bey çıkar. At gözlüğüyle bakmazsanız, ‘hep bana hep bana, nah sana’ düsturundan vazgeçerseniz, siz de çıkarsınız. Yeter ki kan ter içinde kalmayın, sinirlenmeyin, bağırmayın... Ha az kaldı unutuyordum. Karizması çizilen Uğur Dündar’ın Ana Haber Bültenini her akşam 11 milyon insan izliyor Türkiye’de. Niye, çünkü güvenilir, çünkü, yansız çünkü adam gibi adam olduğu için. Siz tanımazsınız Uğur’u! Bense tam tamına 34 yıldır tanırım; tarafsızlığı nerede öğrenmiştir bilir misiniz? BBC’de! Evet BBC’de! Dünyanın en yansız yayın kuruluşunda. ‘Lütfen BBC’de kalın, TRT’den alacağınızın on katını verelim’ dendiğinde de ülkesine dönmüş, yüzlerce televizyoncu yetiştirmiştir. Bunlar boş laflar değildir; kanıtları, tanıkları vardır... Her ne kadar içlerinden biri benim rahmetli eşim Neslihan, vefat ettiyse de! Neyse, benim Uğur’u anlatmama gerek yok! Onun yaptığı, önünde saygıyla eğilesi iş, zaten anlatıyor yeterince ne olduğunu, kim olduğunu!