28.05.2017

Susturamazsınız?

Uğur Dündar ve eşi Yasemin Dündar polisin 16 ayrı birimince 56 kez sorgulanmış. Tolga Şardan’ın Milliyet’teki haberini okuyunca tüylerim diken diken oldu ve korktum! Polisin görevi nedir? Suçluları, çeteleri izlemek... İçişleri Bakanı Beşir Atalay bu faşizan olayın üzerine gittiğini açıkladı, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kaan Köksal soruşturma başlattı. Polisin içinde örgütlü güç mü var? Vakit gazetesine bilgileri kim sızdırdı? Özel yaşamı ilgilendiren yurtdışına giriş-çıkışlar sanki suçmuş gibi köktendinci gazetede yayımlanıyor. Tolga Şardan, olayın peşinde... Polis boş zamanlarını mı değerlendiriyor, gizli bilgileri araştırırken? Uğur Dündar, Star TV’de şu değerlendirmeyi yaptı: “Çok korkunç bir skandal. Bu namus ve şeref cellatlığını maalesef devletin içine sızmış, aslında devlete hizmet ediyor gibi gözüken, başka amaçlara ve odaklara hizmet eden çeteleşmiş bir grup yapıyor.” Bu olay yasadışı... Çünkü bu bilgiler özel yaşamın içindedir. Ceza Yasası kapsamında hukuka aykırı bir eylem olup, polis yönünden de görevi kötüye kullanmaktır.

***

Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan üç el bombasını, kanlı Danıştay saldırısını, Hrant Dink, Trabzon’da Rahip Santoro cinayetini, Malatya Zirve Yayınevi katliamının istihbarat bilgisini alıp eylemleri önleyemeyen polis, Uğur Dündar ve eşinin yurtdışına çıkış-giriş kayıtlarını inceliyor. Demek ki polisin işi gücü yok! Oysa polis, teröristi, çeteleri, suçluyu izleyecek, bilgi toplayıp eylemleri önleyecek! Gazetecinin özel yaşamını didik didik etmek ne anlama geliyor? Gazetecileri korkutup susturmak! Polisin içinde yer alan bu bir grup çeteyi İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü ortaya çıkarmalıdır. Bunların darbeci ve darbe yandaşlarından bir farkı yoktur! Türkiye’yi yönetenler demokrasi ve özgürlükleri gerçekten yaşama geçirmek istiyorlarsa, polisin içine yuvalanmış çeteyi bulup yargıya teslim etmelidirler. Poliste yuvalanmış bu çetenin örgüt ve tarikat bağlantısını bilmeyen yok... Uğur Dündar ve eşinin kayıtları 16 ayrı polis birimince 56 kez sorgulanıyor. Özel yaşamları didik didik ediliyor. Gerçekten Türkiye için utanç verici bir fotoğraf var ortada... Bu çete her şeyi yapar. Uğur Dündar’ın söylediği gibi, sizi öldürür, aracınıza uyuşturucu koyar. Yargı kararı yok ama özel yaşamınıza ilişkin bilgiler dinci gazetede yayımlanıyor. Telefonlarınız yasadışı dinleniyor...

***

Bu olay ister istemez Ergenekon soruşturmasına yönelik eleştirileri anımsatıyor. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuksuz yargılanan İlhan Selçuk’un özel yaşamıyla ilgili telefon görüşmeleri, gazetemizin iç sorunları dava dosyasına konuldu. Yasadışı dinlemeleri temel yöntem olarak görürseniz işin içinden çıkamazsınız. Demokrasi ve hukuk herkes için geçerlidir. Kamu gücü ve yetkisini acımasızca kullanmak, sivil faşist iktidarlarda olur, demokrasilerde olmaz. Türkiye laik demokratik bir hukuk devletidir, polis devleti değil! 12 Mart’ı ve 12 Eylül’ü yaşadım... Askeri dönemlerde bile böylesine bir faşizan uygulama görmedim. Polisin içinde başına buyruk bir yapılanma oluştuğu ve bu yapılanmanın bir türlü kırılmadığı gerçeğiyle karşı karşıya mıyız? Yasemin Dündar’a atılan iğrenç, mide bulandırıcı iftira... Uğur Dündar’ın yurtsever duruşundan rahatsız olan dinci kesim... Polis içinde örgütlü bir grup... Tetikçiliğiyle ünlü dinci gazete! Uğur Dündar’ı susturumazsınız!

***

Onurlu, laik, demokrat, yurtsever insanları karalamak, din baronlarına, tarikat şeyhlerine alkış tutmak. Orman alanlarımızı, dağlarımızı ve ovalarımızı çokuluslu “altın avcıları”na teslim etmek. Yandaş medya yaratmak... Almanya Deniz Feneri e.V’yle milyonlarca Avro’yu bir güzel götürmek. Sonra da demokrasi ve özgürlük nutukları atmak! Yemezler!..