22.11.2017

AYDINLANMA

EMRE KONGAR

Uğur Dündar ve İftiralar

Uğur Dündar esas olarak bir gazetecidir…Ama bir gazeteciden daha fazlasıdır: bir Kamuoyu lideridir, bir “anchorman”dir.

***

“Kamuoyu lideri”, günlük kullanım dışında kitle haberleşmesi kuramı’nın da bir kavramıdır. Kitle haberleşmesi kuramı bizde “iki aşamalı haberleşme” diye bir süreci anlatır. Bu sürece göre kitle haberleşmesi kaynaklarında yayımlanan haberler ve bilgiler, kamuoyuna ulaşır ama ham haliyle tam anlamıyla anlaşılmaz, özümlenmez. Ana kaynaklardan gelen haberleri ve bilgileri alan, yorumlayan ve genel kamuoyuna aktaran insanlar vardır:

Köylerde, öğretmenler, imamlar ya da ağalar, kentlerde gazete yazarları veya televizyon yorumcuları ve tabii siyasal liderler böyle insanlardır. Çağdaş kitle iletişimi, televizyonlar için yeni bir kavram daha geliştirmiştir: İngilizcede buna “anchorman” veya “anchorwoman” denir. Kürek takımlarında teknenin yönünü belirleyen kürekçiden esinlenerek üretilen bu kavram televizyonlar için, haber sunucusu-yorumcusu karışımını belirler. Bu “anchor”lar haberleri hem sunar, hem yorumlar. İşte bu insanlar bu işlevleri nedeniyle en önemli kamuoyu liderleri arasında yer alır.Çünkü büyük kitleler ona güvenir, haberleri ona göre izler ve onların yorumlarına itibar eder. Bu insanların siyasal çizgisi ve ahlakı şeffaftır. Herkes onların ne olduğunu, hangi temel değerlerden, siyasal akımlardan yana olduğunu görür ve bilir.

***

Uğur Dündar’ın Türkçesi çok güzeldir. Dilimizi, hem telaffuz hem gramer olarak çok doğru ve güzel kullanır: vurguları dinleyenleri etkiler. Çok çalışkandır, kendini haberciliğe adamıştır. Türkiye’yi ve Dünyayı saniye saniye izler. Bilgisi derindir, mantığı sağlamdır. Türkiye’deki ve dünyadaki olayları hemen süreçlerin içine yerleştirir, doğru bağlamlarda yorumlar. Daima demokrat bir çizgiyi savunmuştur. Vatanına, milletine bağlıdır. Temel hak ve özgürlüklerin koruyucusudur. Sosyal adaletten, fırsat eşitliğinden yanadır. Ezilenin, yoksulun yanındadır. Yolsuzluğa, vurguna, talana, yalana karşıdır. En önemlisi şeffaftır, çok da başarılıdır. Sayılamayacak kadar ödül kazanmıştır. Başında bulunduğu televizyon haberlerini birinci sıraya oturtmuştur. Bu toplum, bu halk onu sever, ona güvenir.

***

Her dönemde, yanlış yapanların, milletten çok cebini düşünenlerin, nüfus tacirlerinin, sahtekârların, soyguncuların, vurguncuların baş belası olmuştur. Bu nedenle çok baskı görmüştür. Ama cesurdur, mücadelecidir. Hiçbir baskıya boyun eğmemiştir.

***

Şimdi dönem “çamur atma” dönemi… Şimdi insanlara ”itibar kaybettirme” dönemi… Şimdi ”neofaşizm” Kamuoyuna egemen… Bir takım politikacılar, bazı medya mensupları, bir takım memurlar çirkin bir tezgâhın, utanmaz bir yalancılığın, insanların tüylerini ürperten bir vicdansızlığın pençesine düşmüşler, çok çirkin şeyler yapıyorlar… Türkan Saylan örneği önümüzde! Sırada Uğur Dündar’ın da olduğu anlaşılıyor. Daha kim bilir kimlere ne saldırılar tezgâhlanıyor… Ama Uğur Dündar’a atılan iftiralar onun saygınlığını lekelemez, itibarını kaybettirmez… Her kim buna teşebbüs ederse, ancak kendisinin ve kendi kurumunun itibarını zedeler, Kamuoyunun güvenini kaybeder… Uğur Dündar alnı ak, yüreği pak, hak bellediği yönde dimdik yürür, yoluna devam eder.