24.06.2017
JURNALTURK.COM'DA BİR UĞUR DÜNDAR ANALİZİ


Uğur Dündar, Başbakan Erdoğan'la yaptığı röportajla "bir gazetecilik" başarısına imza attı. Kimse kıskanmasın, ben zaten yeterince herkesin yerine kıskanıyorum.
Amerikalılar "right occasion at right time" derler ya, bazen öyle röportajlar vardır ki, içinden istenen yanıtlar çıkmasa bile "zamanlaması" bile haberdir. Uğur Dündar da, Erdoğan'la röportajı "doğru zamanda" yaptı. Bu bile başlı başına olaydı, ama yetmedi, "manşetlik haberler" de çıktı.
Cüppeli Ahmet Hoca vakasından, İsmailağa cinayetine ve "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" tartışmasına kadar Başbakan Erdoğan'ın neler düşündüğünü ilk kez öğrendik.
Bu tarz röportajlar "bıçak sırtı"dır. Başbakana sert sorular sorarak, "ağzından laf almak" çok zordur. Tam tersine, "huyuna gider" ve içindekileri dışarı çıkarttırırsın. Bunu da ancak Uğur Dündar gibi "röportaj ustaları" yapabilir. Yine öyle oldu, "Uğur Dündar'ın ağırlığına dayanamayan" Başbakan Erdoğan, "askerlik yan gelip yatma yeri değildir" sözü için özür diledi. Uğur Dündar bir "iç döktürücü"dür.
Bunu çok az televizyon gazetecisi yapar. Psikiyatr titizliğiyle, "ince taktik" ister... Konuşmayan hastayı konuşturmak için herşeye "evet" diyen psikanalist gibi, "zor adam"ları huyuna giderek, kendi huyuna uydurtursun. Ayrı bir mahirettir.
Aslında "Erdoğan röportajının başarısını" anlatmaya gerek bile yok. Ertuğrul Özkök de bugün yazdı. İnternette Dündar'ın Erdoğan röportajı tıklanma rekorları kırdı. Siyasi içerikli bir haber için bu "büyük başarı"dır..
Başbakan Erdoğan'ın "İcraatın İçinden" konuşmalarının televizyon ölçümlerinde ilk 100'e giremediğini düşünün. Sabah akşam NTV'ye CNN TURK'e verdiği röportajların etkisini düşünün, ve bir de Uğur Dündar'ın röportajına bakın... ARENA'nın ilk yüzde bulduğu yeri görünce, "ortaya başka bir ders" çıkıyor.
Reyting rakamları da, anlatmaya çalşıtığımız başarıyı"matematikleştiriyor" !!! Unutmayın, harfler yalan söyleyebilir ama rakamlar asla!!! Ama benim altını çizmek istediğim şey çok farklı. Uğur Dündar'ın "gencecik muhabirlere" taş çıkartırcasına hala cumartesi pazar demeden haber peşinde koşması, hepimize örnek oluyor.
Bizim meslekte bir kural vardır: "Haber peşinden koşanın ayağına gelir" Uğur Dündar bambaşka konular için Erdoğan'ın peşinde koşarken, ayağına iki haber geldi. Röportajı çekerken ayağına gelen ilk haber, medyada çıkan "Chirac, Erdoğan'ı arayıp, Ermesi yasasından ötürü özür diledi" haberinin görüşme tutanaklarıydı. Farketmeyenler olabilir, bu tutanakları "röportaj mahallinde Erdoğan'ı beklerken" doğrulattı. Ve Ertuğrul Özkök köşesinde aynen yazdı. Uğur Dündar, "Başbakandan röportaj almanın hava"sına kapılmamış, iki arada bir derede "muhabirlik" de yapmıştı.
Ne dedik, "haber peşinden koşanın ayağına gelir"... Nitekim gözlerden yine kaçmış olabilir, röportaj sırasında da haber Uğur Dündar'ın ayağına gelmeye devam etti. Erdoğan "günlerdir uykusuzum, bütçe için geceyarılarına kadar aç bilaç çalışıyorum" diyerek, ertesi gün "şekerden bayılacağının" haberini ilk Uğur Dündar'a haber verdi... Uğur Dündar, "Başbakanın her an düşüp bayılabileceğini" bayılma olyaı gerçekleşmeden haber aldı...
Ne dedik yine tekrarlayalım, "Haber peşinden koşanın ayağına gelir".... Bıçak sırtı bir röportajdan "manşetlik" bomba gibi yanıtların üzerine "bonus" olarak "iki ek haber" de ancak Uğur Dündar gibi "koşmayı hiç bırakmayan"lara gelir !

***